Ana Sayfa/Hakkımızda
Hakkımızda
Arkasında durabileceğimiz balı satıyoruz
Aksaray’da, Hasandağı’nın eteklerinde üretilen doğal balı doğrudan sofranıza ulaştırıyoruz. Kendi kovanlarımızın yanında, üretim şeklinden emin olduğumuz yöre üreticilerinin balını da tek tek seçerek sunuyoruz.
Bal, göründüğünden daha kırılgan bir üründür. Nerede, hangi çiçekten ve hangi mevsimde toplandığı; hasattan sonra ısıtılıp ısıtılmadığı; hangi kapta ve hangi sıcaklıkta saklandığı kavanozdaki ürünün tadını, kokusunu ve besleyiciliğini doğrudan belirler.
Bizim işimiz bu zincirin her halkasını takip etmek ve size yalnızca arkasında durabileceğimiz balı vermek.
Fotoğraf: H.-H. Bissem (kamu malı)
Neden Hasandağı?
Arıcılık için sıra dışı bir dağ
Hasandağı, İç Anadolu’nun en yüksek noktalarından biri; 3.200 metreyi aşan sönmüş bir yanardağ.
Yükseldikçe değişen iklim, dağın eteklerinden zirvesine doğru birbirinden farklı bitki kuşakları oluşturuyor. Ovada çiçekler yazın erken kururken, yüksek yayla çayırları serin havanın etkisiyle çok daha uzun süre çiçekli kalıyor. Arı için bu, sezon boyunca kesintisiz ve çeşitli bir nektar kaynağı demek.
Bir de bölgenin sakinliği var. Kovanlarımızın bulunduğu alanlar yoğun tarım ilaçlamasının ve şehir kirliliğinin uzağında. Arının gezindiği alanın temizliği, doğrudan balın temizliği anlamına geliyor.
Nasıl çalışıyoruz?
Bunu saklamıyoruz
Sattığımız balın bir kısmını kendimiz üretiyoruz, bir kısmını yöredeki üreticilerden alıyoruz. İkisinin de kendi gerekçesi var ve müşterinin ne aldığını bilmesi gerekiyor.
Kendi kovanlarımız
Kovanlarımızı Hasandağı eteklerinde, çiçeklenme takvimini takip ederek konumlandırıyoruz. Hasadı arının kışlık ihtiyacını gözeterek yapıyoruz; kovanı boşaltıp arıyı şuruba mahkûm etmek bizim çalışma şeklimiz değil. Balı süzerken ısıtmıyor, doğal kıvamında kavanozluyoruz.
Seçtiğimiz üreticiler
Kendi üretimimiz her talebi karşılamaya yetmiyor. Bu noktada yöreden tanıdığımız üreticilerle çalışıyoruz, ama rastgele değil. Kovanın nerede durduğunu, arının nasıl beslendiğini, hasadın ne zaman yapıldığını bilmediğimiz hiçbir balı almıyoruz. Tadına bakmadığımız, kokusunu ve kıvamını kontrol etmediğimiz bir partiyi müşteriye göndermiyoruz.
Kısacası: ister kendi kovanımızdan gelsin ister komşu üreticiden, aynı soruların cevabını biliyoruz.
Bal hakkında
Gerçek balı nasıl anlarsınız?
Bal konusunda dolaşan bilgilerin çoğu maalesef yanlış. Müşterimiz olun ya da olmayın, doğru bilinen birkaç yanlışı düzeltmek isteriz.
“Bal donuyorsa sahtedir.”
Tam tersi. Kristalleşme (halk arasında “şekerlenme”) balın doğal bir davranışıdır ve genellikle iyi bir işarettir. Balın içindeki glikoz oranına ve saklama sıcaklığına göre er ya da geç hemen her gerçek bal kristalleşir. Hiç kristalleşmeyen bal, çoğu zaman ısıl işlemden geçmiş baldır.
“Yakınca yanarsa gerçektir.”
Bu ve benzeri mutfak testlerinin (suda çözünme, kâğıda damlatma, parmakta akma) bilimsel bir dayanağı yok. Balın gerçekliği ancak laboratuvar analiziyle kesin olarak belirlenir.
“Koyu renk daha kalitelidir.”
Renk, balın geldiği çiçeğe göre değişir. Açık renkli bir yayla çiçeği balı da, koyu renkli bir kara kovan balı da kendi türünde çok kaliteli olabilir.
“En güvenilir yol, kaynağı bilmektir.”
Balın hangi bölgeden, hangi üreticiden ve hangi mevsimde geldiğini söyleyebilen bir satıcıdan almak, her mutfak testinden daha anlamlıdır. Bize her zaman “bu bal nereden geldi?” diye sorabilirsiniz.
Küçük bir rehber
Balı nasıl saklamalı?
- Ağzı kapalı, oda sıcaklığında. Doğrudan güneş almayan bir yerde tutun. Raf ömrü çok uzundur, ama iyi saklanmak ister.
- Buzdolabı gerekmez. Soğuk, kristalleşmeyi hızlandırır.
- Her zaman kuru kaşık. İçeri giren nem, balın bozulmasına yol açan tek etkendir.
- Kristalleştiyse atmayın. Kavanozu ılık (sıcak değil) suda bekleterek eski kıvamına döndürebilirsiniz. Yüksek sıcaklık balın aromasını ve enzimlerini bozar.
Bize ulaşın
Hasandağı’nın balını denemek ister misiniz?
Hangi balı, kaç kilo istediğinizi yazmanız yeterli; stok durumunu ve fiyatı hemen bildiriyoruz. Aksaray içinde adrese teslim, Türkiye geneline kargo.
